Doğrusunu söylemek gerekirse Asude'nın bu kitabını Wattpad'de gördüğümde elim hiç gitmemişti. Hatta kitap hakkında ön yargıya kapılarak ne olabilir ki içinde bu kadar okunacak demiştim. Ancak işler hiçte öyle gitmedi. Kitap elime PDF dosyası olarak geçti ve bende okumaya karar verdim. İlk cümleyi okuduğumda hala bir ön yargı vardı içimde.
Ancak bir kaç sayfa okuduktan sonra kitabın anlatımının çoğu Wattpad yazarının aksine oldukça güzel olduğunu anladım. Ön yargılarım biracık yıkılmış olarak devam ettim kitabı. Sonraki 10 sayfayı bitirdikten sonra ise ön yargı namına bir şey kalmamıştı. Özelikle Fiyasko Birlik Başkanı Deniz'in ağzından yazılan bölümler evin içinde kahkahalar yankılanmasına sebep oldu. Tuna Üstüner'in nam-ı değer Üranüslü'nün düşüncelerini okurken ise, hissettiği aşkı kabullenmemesinden, Deniz'e duyduğu tüm sevgiyi döktüğü kelimelerin her birini yüzümde bir tebessüm, kalbimde bir saygı ile okudum. Kitabın başları sayılabilecek yerlerdeki Kurumsal Üranüslü ve dik başlı Deniz arasındaki diyaloglar gerçekten güzel kurgulanmıştı. Oldukça beğendim. Ön yargılarımı çabucak yıkan, kahkahalara boğulurken, ara sıra gözlerimin de yaşlandığı, kendi içimde Deniz'in çaresizliğini bile hissettiğim, aşkı çoğunluğun aksine ne yapmacık ne de göz boyayan bir hikaye kadar şaşalı anlatmak yerine gerçeği sunan Asude'ye teşekkür ederim.Kitaba 5/4 veriyorum. Şuralara bir yere bir de tanıtım bültenindeki alıntıyı koyarak kararı size bırakıyorum.
Ben Deniz Akın; Fiyasko Birlik Başkanı, yirmi beş yaşında, babasının kızı, annesinin kız kurusu, ekonominin niteliksiz iş gücüyüm. Klasik bir dünyalı, yurdum insanı, fazlaca dağınık ve meteliğe kurşun değil, ancak palavra sıkan beş parasız biriyim.

Tuna Üstüner ise 'Enler' listesinin zirvesinde bir yakışıklı, holdinglerin genç veliahdı, titiz ve disiplinli tam bir Kurumsal Kasıntı. Ben bir enkazsam o bir saray, ben bir köleysem o bir kral, ben bir esintiysem o bir tufan. Ve o benim hem felaketimin, hem de kurtuluşumun adı.
Bizim hikâyemiz nefretle başlayıp, şiddetle devam ederek, aşkla yol aldı. Beni şirketinden kovması hiçbir şey ifade etmiyordu, çünkü kanunlar bizi birbirimize mecbur bırakmıştı. Tuna her gün beni görecek ve ben her gün onun aşkıyla savaşacaktım. Bu aşk çıkmazının ortasında onu mahvetmek için tutulan bir ajan olduğumu ise çoktan unutmuştum.
Hem de onunla evlenecek kadar!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder